Eğitim sektörü, ekonomiye olan doğrudan ve dolaylı katkılarının yanı sıra bir kamu diplomasisi aracı olarak görülmesi sebebiyle tüm dünyada önemle ele alınmaktadır. Uluslararası öğrencilerin eğitim hizmetleri boyutuyla bir ülke ekonomisine sağladığı katkı; eğitimi süresince ev sahibi ülkede yapılan konaklama, ulaşım, yeme-içme gibi yaşam harcamaları ile eğitim alınan öğrenim kurumuna yapılan ödemelerden oluşmaktadır.
Eğitim hizmetleri ihracatı, uluslararası hizmet ticareti istatistiklerinin takip edilmesinde kullanılan sektör sınıflandırması EBOPS 2010’un (Extented Balance of Payment Service Classification - Genişletilmiş Ödemeler Dengesi Hizmetler Sınıflandırması) 4. başlığında yer alan Seyahat Hizmetleri ve 11. başlığında yer alan Kişisel, Kültürel ve Eğlence Hizmetleri içinde yer almaktadır.
Uluslararası öğrencilerin, hizmet sunan ülkeye gelerek eğitim aldıkları ülkeye öğrenim ücretleri ve yaşam maliyetlerini içeren hizmet geliri sağlamaları halinde Seyahat Hizmetleri altında; uluslararası öğrencinin bulunduğu ülkeden ayrılmadan televizyon, uydu, internet veya eğiticiler yoluyla yapılan her düzeydeki eğitim hizmetleri ise Kişisel, Kültürel ve Eğlence Hizmetleri altında takip edilmektedir.
Uluslararası öğrenci hareketliliği olarak da tanımlanan başka ülkelerden eğitim hizmeti almak için seyahat eden yükseköğrenimdeki uluslararası öğrencilerin sayısı 2003-2023 yılları arasında yıllık ortalama %5,2 artış göstermiştir. Uluslararası öğrenci istatistikleri bakımından en güncel veri yılı olan 2023 yılında, eğitim için yurt dışına gitmeyi tercih eden uluslararası öğrenci sayısı, 2003 yılına göre (2,6 milyon) 2,7 katına çıkarak 7,1 milyona ulaşmıştır.
Dünyada eğitim için yurt dışına giden uluslararası öğrencilerin %51’ini Asya Kıtası’ndan gelen öğrenciler oluşturmaktadır. Yurt dışına en çok öğrenci gönderen ülkeler ise dünyadaki toplam uluslararası öğrenci sayısı içindeki %26’lik payıyla Çin ve %9’luk payıyla Hindistan’dır.
Rakamlar açısından 2024 yılında küresel GSYH’nin %3,1’ini oluşturan ve 3,5 trilyon dolarlık bir endüstri olan eğitim sektöründeki en büyük coğrafi pazar yaklaşık 1,1 trilyon dolar ile Çin olurken, ikinci sırada 478 milyar dolar ile ABD yer almaktadır. Küresel eğitim sektörü büyüklüğünün 2029 yılında yıllık ortalama %6,7’lik büyüme ile 4,9 trilyon dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşması beklenmektedir.
Uluslararası Öğrenci Deneyimi
Eğitim kalitesi ve giderlerinin yanı sıra eğitim sürecinde ve sonrasındaki çalışma imkânları ile sunulan yaşam koşulları gibi yükseköğretimde uluslararası öğrencilerin ülke tercihlerinde ve deneyimlerinde etkili olan pek çok faktör bulunmaktadır.
Eğitim kalitesi, ülkenin ve kurumun uluslararası kabul görmesi ve ulusal denklik kapasitesiyle öne çıkarken, eğitim giderleri; masrafların büyüklüğü, ödeme kolaylıkları ve burs imkânları gibi unsurları içermektedir. Eğitim sürecinde çalışma olanağı, öğrencilerin çalışarak okuyabilme fırsatları, kurum izinleri ve iş bulma imkânları ile belirlenirken, eğitim sonrası ise çalışma izni kolaylıkları ve mezuniyet alanında iş bulma fırsatları önem kazanmaktadır. Ayrıca yaşam koşulları; yabancı politikası, vize düzenlemeleri, barınma ve sosyal faaliyet olanakları, yaşam kalitesi, maliyet, refah ve güvenlik ortamını kapsar. Erişilebilirlik ise kurumla kolay bağlantı kurabilme, bilgiye erişim ve uygun kabul şartlarıyla tanımlanmaktadır.
Türkiye en fazla uluslararası öğrenci çeken ilk 10 ülke arasında yer almaktadır. (Yurt dışından gelen uluslararası öğrenci hareketliliğine ilişkin en güncel ve kapsayıcı uluslararası raporlamaların 2023 yılına ait olması sebebiyle ülke karşılaştırmaları yapabilmek adına 2023 yılı verileri esas alınmıştır.) UNESCO tarafından yayınlanan uluslararası öğrenci verilerine göre; ülkemiz 2023 yılındaki dünya öğrenci hareketliliğinden %4,1 pay almıştır.
Ülkemizin uluslararası öğrenci hareketliliğinin gelişimine bakıldığında; son on yılda öğrenci temininde önemli başarılar elde edildiği görülmektedir. YÖK istatistiklerine göre, ülkemize gelen uluslararası öğrenci sayısı 2013-2014 öğretim yılında 48.183 iken 2024-2025 öğretim yılında 337.119’a ulaşmış; bu artış, ilgili dönemde yıllık bileşik büyüme oranı bazında yaklaşık %19,3 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Toplam yükseköğretim kurumu sayısı 208’e ulaşmış olup bunların 129’u devlet üniversitesi, 75’i vakıf üniversitesi, 4’ü ise vakıf meslek yüksekokuludur. Uluslararası öğrencilerin yaklaşık %61’i devlet üniversitelerinde, %37,8’i de vakıf üniversitelerinde öğrenim görmektedir.
Türkiye’nin 2024-2025 öğretim yılında eğitim hizmeti verdiği 337.119 uluslararası öğrencinin yaklaşık üçte ikisini10 ülkeden gelen öğrenciler oluşturmaktadır. Türkiye’nin eğitim hizmetleri verdiği uluslararası öğrencilerin ülkeleri ağırlıklı olarak Orta Doğu, Kuzey Afrika bölgesinde yoğunlaşmakta olup bu bölgeleri sırasıyla Orta Asya, Güney Kafkasya ve Sahraaltı Afrika bölgesi izlemektedir.
Türkiye’nin 2024-2025 öğretim yılında eğitim hizmeti verdiği uluslararası öğrencinin şehir tercihine bakıldığında; söz konusu öğrencilerin %40’ının İstanbul’da bulunan üniversitelerde (136.404) öğrenim gördüğü, bunu sırasıyla Ankara (19.447) ve Eskişehir’in (18.850) takip ettiği görülmektedir.