Türkiye'nin 2024 yılında 38,6 milyon hektar toplam arazisi, 24 milyon hektar5 işlenen tarım alanı varlığı bulunmaktadır ve Türkiye tarımsal alan bakımından dünyada 33. sıradadır. 2023 yılında 138,6 milyon ton olan bitkisel üretim miktarı, 2024 yılında %1,1 azalarak 137,1 milyon tona düşmüştür. Üretim miktarları, 2024 yılında bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) %5 azalırken, sebzelerde %5,6 ve meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde %2,1 oranında artmıştır. Buna göre 2024 yılında tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75,5 milyon ton; sebzelerde 33,6 milyon ton; meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 28 milyon ton üretim gerçekleşmiştir. Türkiye tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada ise ilk on ülke arasında 7. Sırada yer almaktadır.
2002 yılında 3,7 milyar dolar olan tarım ve gıda sanayi ürünleri (01-24 fasılları) ihracatımız 2023 yılında 31 milyar dolara yükselmiştir. Tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatımızın toplam ihracatımızın içindeki payı da 2002 yılında %10,4 iken 2025 yılında %11,9 olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğimiz başlıca ülkeler; Irak (4,65 milyar dolar; %14,3), ABD (2,24 milyar dolar; %6,9), Almanya (2,17 milyar dolar; %6,7), Rusya (1,9 milyar dolar; %5,8), ve Suriye (1,52 milyar dolar; %4,7) olarak sıralanmıştır. Diğer taraftan, önemli ticaret ortağımız olan AB (27) ülkelerine tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatımız 8,3 milyar dolar (%25,5) olarak gerçekleşmiştir. Ülkemiz tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatında sektörel bazda başlıca kalemler; kuru ve sert kabuklu meyveler (4,8 milyar dolar), şekerli mamuller (4,5 milyar dolar), yaş meyve ve sebze (3,2 milyar dolar), meyve-sebze mamulleri (2,6 milyar dolar), bitkisel yağlar (2,5 milyar dolar), su ürünleri (2,2 milyar dolar), kanatlı ve mamulleri (1,1 milyar dolar) olarak gerçekleşmiştir.
2025 yılında tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatının %35,1’i (11,4 milyar dolar) DİR* kapsamında gerçekleştirilmesi, sektörün dış ticaret yapısında önemli bir yer tutarken, tarım ve gıda sanayi ürünlerindeki 6,5 milyar dolarlık (İhracat GTS**- İthalat GTS) dış ticaret fazlası sektörün kazandırıcı niteliğini ortaya koymaktadır.
Türkiye tarım sektörünü geliştirmek için birçok adım atmaktadır. Gerek teşvikler gerekse sağlanan kolaylıklar tarım sektörünün önümüzdeki yıllarda gelişmesinde rol oynayacaktır. 2024 yılında kırmızı et üretimi 2,1 milyon ton olarak gerçekleşirken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024-2028 Stratejik Planı kapsamında 2028 yılı hedefi 10,75 milyon ton olarak belirlenmiştir. Bitkisel üretimde tescil edilen çeşit sayısı 2024’te 2.051 düzeyinde gerçekleşmiş, aynı göstergenin 2028 hedefi 2.280 olarak açıklanmıştır. Tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesine yönelik izlenen göstergelerden tüzel kişilik kazanan Organize Tarım Bölgesi sayısı ise 2024’te 44 olarak kaydedilmiş olup, Stratejik Plan’da 2028 hedefi 100’dür.
İşlenmiş gıda sektörü çok geniş yelpazede ürün ve ürün grubu içermesiyle gıda sektörü içerisinde büyük bir paya sahiptir. Kakaodan makarnaya, unlu mamullerden hububata, bisküvilerden eczacılıkta kullanılan kapsüllere kadar birçok farklı alanda üretimi yapılan ve tüketiciye ulaştırılan ürünleri içeren bu sektör artan nüfus ve buna paralel artan gıda ihtiyacı doğrultusunda sürekli büyümektedir.
Değişen ve gelişen teknolojiler, işlenmiş gıda sektöründe de üretimde verimlilikten değer zincirinin izlenebilirliğine kadar birçok alanda değer yaratmaktadır. Bunun yanında sadece teknolojik yeniliklere adapte olan şirketlerin değil aynı zamanda değişen tüketici beklentilerine en iyi cevap veren kurumların rekabetçi üstünlük elde edebileceği görülmektedir. Kişiselleştirilmiş, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı ürünler, birçok tüketici segmenti için gelecekte artan oranda tercih sebebi olacaktır ve bu da sektörün önümüzdeki dönemde yatırım ve büyümeye en açık alanlarından biridir.
Covid-19 pandemisinden sonra sektörde son kullanıcıya ulaşma şekli değişiklik göstermiş ve çevrimiçi satışlarda artış gözlemlenmiştir. Bu trende karşılık verebilmek için bazı marketler de kendi teslimat sistemlerini kurmuş ve çevrimiçi satışlara başlamıştır. 2024 yılında tüm gıda satışlarının %7,5’i çevrimiçi kanallardan elde edilmiştir.
İşlenmiş gıda ürünlerini kapsayan gıda pazarı 2024 yılında 8,5 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşmıştır ve pazarın 2030 yılına kadar yıllık %6,3 ortalama bileşik büyüme oranıyla genişlemesi beklenmektedir. Çin’in pazarın en büyüğü olacağı ve Çin’i pazarda sırasıyla Hindistan, ABD, Japonya ve Rusya’nın takip edeceği düşünülmektedir. Ülkemiz son 5 yılda küresel tarım ürünleri ihracatından aldığı payı artırma eğilimini sürdürmektedir. 2025 yılında ise iklim kaynaklı olumsuzluklar ve don olaylarına rağmen tarım ürünleri ihracatı 32,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Tarım ürünleri ithalatında DİR payı %21,7 olup; toplam ithalat 26 milyar dolar (GTS), 22,3 milyar dolar (ÖTS***) ve bunun 4,86 milyar doları DİR kapsamında (ÖTS) gerçekleşmiştir. Bu pazarın gelişimine, ülkeler nezdinde ya da AB gibi tanımlanmış bölgelerce uygulanacak gümrük tarifelerinin serbestleştirilmesi, ithalat-ihracat kurallarının standartlaştırılması ve karşılıklı yapılacak gıda mevzuatları iyileştirmeleri gibi adımlar katkı sağlayacak, bu da hem artan tüketime karşılık verecek hem de üretimin daha geniş çerçevede yapılmasına olanak tanıyacaktır.
Türkiye her geçen yıl dünya gıda ve içecek pazarında daha etkin bir oyuncu olma yolunda ilerlemektedir. Türkiye, gıda alanında üretim gücünü tarımsal üretimden almaktadır. Gıda ürünleri imalatı sektörü Türkiye’de yaklaşık 20 bin işletmeye sahipken 484 binin üzerinde kişiye istihdam fırsatı yaratmaktadır.
Türkiye’den 170’in üzerinde ülkeye ihraç edilen işlenmiş tarım ürünlerinde en büyük ihracat pazarı %12 ile yakın komşumuz Irak olurken onu %8 ile Almanya ve %6 ile Rusya takip etmektedir.