Hindistan, 2025 yılı verilerine göre dünyanın nominal olarak 5. ve satın alma gücü paritesine (PPP) göre 3. en büyük ekonomisidir. Federal cumhuriyet yönetim şekline sahip olan Hindistan, 28 eyalet ve 8 birlik bölgesinden oluşmaktadır.
Dünya Bankası’nın verilerine göre, dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’ın yaklaşık 1,5 milyarlık nüfusu içerisinde işgücüne katılım oranı %53, işsizlik oranı ise %4,2’dir. Halkın büyük kesimi kırsal alanlarda yaşamaktadır; ancak kentlere doğru göç hızla atmaktadır. İstihdamın %44’ü tarım sektöründe, %31’i hizmetler sektöründe, %25’i sanayide çalışmaktadır. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, Hindistan’ın 2024 yılı GSYH büyüklüğü cari fiyatlarla 3,91 trilyon dolardır. 2025’te 4,13, 2026’da ise 4,51 trilyon dolara ulaşacağı öngörülmektedir. Ülkenin resmi para birimi Hindistan Rupisi’dir (INR).
Hindistan’ın, Rusya, Brezilya ve Çin (kısaca “BRIC” Ülkeleri) ile Meksika, Endonezya, Nijerya ve Türkiye (kısaca “MINT” Ülkeleri) beraber 2050’li yıllarda dünyanın ekonomik kaderini tayin edecek başlıca ülkelerden biri olacağı tahmin edilmektedir. Ülke, iyi eğitimli, İngilizce konuşan nüfusunu bilgi ve teknoloji hizmetleri ihracatçısı olarak kullanmakta, işletme hizmetleri konusunda hizmet vermektedir. Ülkede kişi başına düşen milli gelir dünya ortalamasının altında kalmaktadır. Bununla birlikte, Hindistan hızla büyüyen, liberalleşen ve serbest piyasa ekonomisine yakınsayan bir ülkedir.
IMF verilerine göre, Hindistan ekonomisi 2024 yılında yıllık reel olarak %6,5 oranında büyümüştür, 2025 yılında %6,6 oranında büyümüş olduğu öngörülmektedir.
Ekonomist İstihbarat Birimi (EIU), bir dereceye kadar bastırılan tüketim talebi ve yüksek kamu harcamalarının, Hindistan’da büyümeyi destekleyeceğini, bununla birlikte, büyümenin, isteğe bağlı tüketim dürtülerini azaltacak olan yüksek enflasyon ve ihracat talebini etkileyecek olan daha yavaş bir küresel büyüme ile yavaşlayacağını tahmin etmektedir. Analist tahminlerince büyüme, altyapıya yapılan hükümet harcamalarının yanı sıra tüketimdeki eşit olmayan bir toparlanmadan etkilenecektir. Tahminler, aşılamada istikrarlı bir artış göz önüne alındığında, gelecekteki Covid-19 dalgalarından kesinti olmaksızın ekonomik aktivitenin devam edeceği varsayımına dayandırılmaktadır. İmalat faaliyeti, yükselen emtia fiyatları nedeniyle yüksek girdi maliyetlerinden negatif etkilenecek, işletmeler, tüketicilere daha yüksek fiyatlar vererek marjlarını korumaya çalışacaklardır. Bu çerçevede, toptan ve perakende düzeyinde enflasyonun 2024-2025 döneminde yüksek seyrini koruduğu, 2026 itibarıyla ise kademeli bir yavaşlama eğilimine girdiği değerlendirilmektedir.
Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) verilerine göre, Hindistan 2024 yılında toplam 441,7 milyar dolarlık ihracat ve 702,7 milyar dolarlık ithalat yapmıştır. En yakın ticari ilişkilerini Çin, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri ile kurarken en fazla ithalatı Çin’den yapmaktadır. Türkiye, 2024 yılında Hindistan’a 1,5 milyar dolarlık ihracat yaparken Hindistan’dan 7 milyar dolarlık ithalat yapmıştır. 2024 yılındaki 8,5 milyar dolarlık ikili ticaret büyüklüğümüz ile Hindistan, Türkiye’nin 12. büyük ticari ortağı konumundadır.
Hindistan’ın son yıllarda imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları da göze çarpmakta olup ülkenin dış ticaret hacminin önümüzdeki dönemdeki potansiyel artışına katkı sağlaması beklenmektedir. Bu kapsamda, son dönemlerde Avustralya, Birleşik Krallık, Oman ve Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşmaları sonuçlandırılmıştır.
Ticaret Müşavirinden Notlar
Ticaret Müşavirlerinin bulundukları ülkede sahadan edindikleri ve ihracatınızı doğrudan etkileyebilecek güncel gelişmeler ve mevzuat değişikliklerine ilişkin notlara bu bölümde ulaşabilirsiniz.