Güneybatı Avrupa’da yer alan İspanya, çok sayıda liman kenti ve turizm sayesinde ülkede yarattığı uluslararası trafiği ve krizlerden korunma amaçlı başlattığı ekonomik büyüme ve eşit istihdam politikaları ile dünya ticaretine katılımını giderek artırmaktadır. İspanya'daki iş ortamının ilk değerlendirmesini sağlayan kaynaklar arasında, ülkeleri ekonomik performans, hükümet verimliliği, altyapı ve iş üretkenliği gibi çeşitli faktörlere göre değerlendiren IMD Dünya Rekabetçilik Sıralaması da yer almaktadır. 2025 sıralamasında İspanya, bir basamak yükselerek 67 ülke arasında 39. sırada yer almıştır ve Endonezya’nın hemen önünde gelmektedir. Ayrıca, Heritage Foundation tarafından her yıl yayımlanan Ekonomik Özgürlük Endeksi, ülkeleri mülkiyet hakları, ticaret özgürlüğü gibi göstergeler temelinde değerlendirmektedir. 2025 endeksinde İspanya, ekonomik özgürlük puanında hafif bir yükseliş göstererek 53. sırada yer almıştır. Son olarak, Kanada Fraser Enstitüsü ve İspanya Özgürlüğün İlerlemesi Vakfı'nın Dünya Ekonomik Özgürlüğü (WEF) 2025 Yıllık Raporu'na göre, İspanya 165 ülkenin yer aldığı küresel sıralamada yedi sıra yükselerek 21. sıraya yerleşmiştir. Bu iyileşmenin başlıca nedenleri arasında hükümetin büyüklüğündeki, hukuk sistemindeki, mülkiyet haklarındaki ve düzenlemelerdeki gelişmeler yer almaktadır.
İspanya, küresel finansal krizden bu yana dikkate değer bir ekonomik dönüşüm geçirmiştir. Gayrimenkul döngüsünün çöküşü, yüksek borçluluk oranları ve kökleşmiş yapısal zayıflıklar nedeniyle tetiklenen ve modern tarihinin en derin resesyonlarından biri olan 2008-2013 döneminin ardından; ekonomi, işgücü piyasası düzenlemeleri, ihracat performansı ve turizmdeki güçlü toparlanmanın desteğiyle 2014 yılından itibaren sürdürülebilir bir büyüme sürecine girmiştir. 2019 yılı itibarıyla büyüme oranı (%2 civarında) istikrar kazanmış ve nominal GSYİH yaklaşık 1,4 trilyon dolar seviyesine ulaşmıştır. Ancak COVID-19 şoku, bu kazanımları geçici olarak tersine çevirmiştir: 2020 yılında reel GSYİH, İspanya'nın turizm, konaklama ve temas yoğunluklu hizmet sektörlerine olan yüksek bağımlılığının bir yansıması olarak %10,9 oranında daralmıştır.
Pandemi şokunun şiddetine rağmen, süreci takip eden toparlanma süreci dikkat çekici bir direnç sergilemiştir. Uluslararası seyahatlerin normalleşmesi ve AB Yeni Nesil (Next Generation EU) fonlarının stratejik kullanımıyla ivme kazanan İspanya, 2022 yılının ikinci çeyreği itibarıyla pandemi öncesi GSYİH seviyesine yeniden ulaşmıştır. Bu dinamizm 2024 yılı boyunca da devam etmiş; reel büyümenin %3,5’e yükselmesi ve nominal GSYİH’nin 1,72 trilyon dolara ulaşmasıyla birlikte İspanya’nın dünyanın en büyük ekonomileri arasındaki konumu pekişmiştir. IMF, 2025 yılı için yaklaşık %2,9 oranında bir büyüme öngörmektedir (Ulusal İstatistik Enstitüsü - INE 2025 yılı 4. çeyrek ulusal verileri, 26 Mart 2026 tarihinde yayımlanacaktır; bu nedenle, bu çalışmanın hazırlandığı tarih itibarıyla nihai çeyreklik INE verilerinin henüz mevcut olmadığını belirtmek gerekir). İşgücü piyasası koşullarında da iyileşme kaydedilmiş ve işsizlik oranı 2025 sonu itibarıyla yaklaşık %10 seviyesine gerilemiştir.
İspanya nüfusu, 1 Ocak 2026 itibarıyla 49,57 milyon ile yeni bir rekor seviyeye ulaşmış (INE); böylelikle kriz sonrası dönemde gözlenen demografik yavaşlamanın ardından süregelen bir artış eğilimini teyit etmiştir. Son dönemdeki nüfus artışı, temel olarak hem işgücü arzını hem de sosyal güvenlik sistemine yapılan katkıları destekleyen net göçten kaynaklanmıştır. Yerleşik yabancı nüfus; konaklama, inşaat, tarım, lojistik ve bakım hizmetleri gibi hem kıyı hem de kırsal ekonomiler açısından kritik öneme sahip sektörlerde yoğunlaşmaktadır.
Bu güçlü döngüsel performansa rağmen, birtakım yapısal kırılganlıklar varlığını sürdürmektedir. Genç işsizliği AB genelindeki en yüksek seviyelerden biri olmayı sürdürürken (Aralık 2025 itibarıyla %23,4, Eurostat); kalıcı ve geçici sözleşmeler arasındaki fark (işgücü piyasası ikiliği), verimliliği engellemeye ve yeni hane halkı oluşumlarını geciktirmeye devam etmektedir. Ayrıca kamu borcu, yüksek seviyesini koruyarak (2024 yılında GSYİH'nin yaklaşık %102'si) avro bölgesi ortalamasına kıyasla mali esnekliği sınırlandırmaktadır. Geleceğe bakıldığında; hızlı nüfus yaşlanması ve düşük doğurganlık oranları, emekli maaşları ve kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artıracaktır. Bu durum, işgücü piyasasının modernizasyonunu ve göç akışlarının stratejik yönetimini önümüzdeki on yıl için temel politika öncelikleri haline getirmektedir.
Söz konusu dahili yapısal kısıtlamalara rağmen, İspanya'nın dış sektörü ekonomik büyümenin temel motoru ve uluslararası direncinin ana itici gücü olmayı sürdürmektedir. İspanya gümrük makamları tarafından yayımlanan geçici verilere göre, İspanya'nın 2025 yılındaki toplam mal ihracatı bir önceki yıla göre %0,7 artışla 387,09 milyar avroya ulaşmıştır. İspanya'nın en büyük beş ihracat noktası sırasıyla Fransa, Almanya, Portekiz, İtalya ve Birleşik Krallık olmuştur. Türkiye, İspanya'nın ihracat yaptığı ülkeler arasında 11. sırada yer almıştır. İthalat tarafında ise toplam mal ithalatı yıllık %4,6 artışla 444,15 milyar avroya ulaşırken; en çok ithalat yapılan ilk beş ülke Almanya, Çin, Fransa, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri olmuştur. Türkiye, İspanya'nın ithalat kaynakları arasında da 11. sırada yer almıştır.
İspanya ve Türkiye arasındaki ikili ticari ilişkilere ilişkin olarak; İspanya gümrük verileri, Türkiye'nin 2025 yılında İspanya'ya 10,18 milyar avro değerinde mal ihraç ettiğini (%+7,8), İspanya'nın ise Türkiye'ye 9,72 milyar avro ihracat gerçekleştirdiğini (%+7,9) göstermektedir. Dış ticaret dengesi, 457 milyon avro fazla ve %104,7'lik ihracatın ithalatı karşılama oranı ile Türkiye lehine gerçekleşmiştir. Toplam ikili ticaret hacmi, 2025 yılında 19,91 milyar avroya ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir.
Bu çalışmanın hazırlandığı sırada, Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) henüz 2025 yılına ait tam yıl dış ticaret verilerini yayımlamamıştır. Bununla birlikte, 2024 yılı verileri İspanya'nın küresel sıralamadaki konumu açısından faydalı bir referans teşkil etmektedir: Toplam ihracat 403,7 milyar dolar (dünya genelinde 20. sırada; küresel payı %1,7), ithalat ise 451,3 milyar dolar (dünya genelinde 16. sırada ve küresel payı %1,9) olarak gerçekleşmiştir. Hizmet ticareti alanında İspanya'nın performansı özellikle dikkat çekicidir: 211,6 milyar dolarlık hizmet ihracatı ile dünya genelinde 11. sırada, 105,6 milyar dolarlık hizmet ithalatı ile ise 21. sırada yer almaktadır. Bu durum, turizm ve bilgi yoğunluklu hizmetlerin İspanya ekonomisindeki stratejik ağırlığını yansıtmaktadır.
Ticaret Müşavirinden Notlar
Ticaret Müşavirlerinin bulundukları ülkede sahadan edindikleri ve ihracatınızı doğrudan etkileyebilecek güncel gelişmeler ve mevzuat değişikliklerine ilişkin notlara bu bölümde ulaşabilirsiniz.