Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ABD, karma bir ekonomik model benimsemiştir; özel girişim ve serbest piyasa kuralları hâkim olmakla birlikte, devlet düzenleyici rol oynar, Teknolojik gelişmişlik düzeyi, nitelikli işgücü, sağlam altyapısı ve doğal kaynak zenginliği ile dünya ticaretinde söz sahibi bir merkez konumundadır. Uluslararası Para Fonu'na (IMF) göre, dünyanın rezerv bakımından en zengin para birimi olan ABD doları, 2025 yılı üçüncü çeyrek sonunda bilinen tüm merkez bankası döviz rezervlerinin %56,9’unu oluşturmaktadır.
343 milyonluk nüfusu ile ABD, dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesidir. Nüfusun %82’si kentlerde yaşamaktadır. ABD’de işgücüne katılım oranı %62,4 iken işsizlik oranı %4,2 ile dünya ortalamasının altındadır. ABD’nin işgücünün %79’u hizmetler sektöründe ve %19’u sanayide istihdam edilmektedir. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, ABD’nin 2025 yılı GSYH büyüklüğü cari fiyatlarla 30,6 trilyon dolardır. IMF verilerine göre 2025 yılında yıllık reel olarak %2 oranında büyüyen ABD ekonomisinin, 2025 yılında yıllık %2,1 oranında büyüyeceği öngörülmektedir.
ABD’de pandemi döneminde uygulanan genişlemeci maliye ve para politikaları, küresel arz yönlü şoklar ile petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın da etkisiyle enflasyonu yaklaşık 40 yılın en yüksek seviyelerine taşımıştır. Bu gelişmelerin ardından Amerikan Merkez Bankası (FED), Mart 2022 itibarıyla para politikasında sıkılaştırma sürecine girerek fiyat istikrarını sağlamaya yönelik adımlar atmıştır. Enflasyon 2024 sonrasında kademeli bir düşüş eğilimine girmiş olmakla birlikte, IMF’nin Ekim 2025 Dünya Ekonomik Görünüm raporunda ABD’de enflasyonun 2025 yılında ortalama %2,7, 2026 yılında ise %2,4 seviyelerine gerilemesinin beklendiği; ancak orta vadede bir süre daha FED’in %2 hedefinin bir miktar üzerinde seyredeceği ifade edilmektedir. Raporda ayrıca artan tarifeler ve ticaret gerilimlerinin enflasyon görünümü açısından başlıca yukarı yönlü risk unsurları olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.
Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) verilerine göre, ABD 2024 yılındaki toplam 2,06 trilyon dolarlık ihracatı ile dünyada Çin’den sonra 2. sırada, 3,35 trilyon dolarlık ithalatı ile dünyada ilk sıradadır. En yakın ticari ilişkilerini Çin, Kanada ve Meksika ile kurmuştur. Türkiye, 2025 yılında ABD’ye 16,33 milyar dolarlık ihracat yaparken ABD’den 18,08 milyar dolarlık ithalat yapmış, böylece ikili ticaret hacmi 34,41 milyar dolara yükselmiştir ve bu seviye 2024’e göre yaklaşık %5,6 artışa karşılık gelmektedir. 2025 itibarıyla ABD, Türkiye’nin ihracatında 3’üncü sırada yer almakta ve toplam ihracatın %6,0’ını oluşturmakta; ithalatında ise 4’üncü sırada bulunmakta ve toplam ithalatın %4,9’unu temsil etmektedir. 2025’te ABD’den ithalatın ihracattan daha güçlü seyretmesi, Türkiye’nin ABD ile ticaret dengesinin ABD lehine dönmesine ve Türkiye açısından yaklaşık 1,75 milyar dolarlık dış ticaret açığı oluşmasına işaret etmektedir.
Ticaret Müşavirinden Notlar
Ticaret Müşavirlerinin bulundukları ülkede sahadan edindikleri ve ihracatınızı doğrudan etkileyebilecek güncel gelişmeler ve mevzuat değişikliklerine ilişkin notlara bu bölümde ulaşabilirsiniz.